Geçmişin İzinde: Abdülkâdir Geylânî ve Tarihsel Mekânı Geçmişi anlamak, bugünü yorumlamanın ve geleceğe dair perspektifler geliştirmemenin temelidir. Tarih, yalnızca kronolojik olaylar dizisi değil, insan deneyimlerinin, toplumsal dönüşümlerin ve kültürel etkileşimlerin birikimidir. Bu bağlamda, Abdülkâdir Geylânî’nin hayatı ve yaşamını sürdürdüğü mekan, tarihsel bir perspektifle ele alındığında hem bireysel hem toplumsal bir öneme sahiptir. Onun nerede yatıyor olduğu sorusu, yalnızca fiziksel bir yerin ötesinde, tarih boyunca İslam dünyasında tasavvuf ve eğitim geleneğinin nasıl bir yere oturduğunu anlamak için bir kapıdır. Kronolojik Başlangıç: Geylânî’nin Doğumu ve Erken Dönemi Abdülkâdir Geylânî, 1077 yılında bugünkü İran sınırları içinde yer alan Geylân bölgesinde doğmuştur. Doğumunun kesin…
Yorum BırakSes ve İlham Yazılar
Glycolic Acid Kaç Günde Etki Eder? İçten İçten Cevaplar Hepimizin cilt bakım rutini, bir şekilde doğal olarak gelişiyor. Bir sabah, “Bu yaşıma geldim, hala cildim beklediğim gibi değil” diye düşünebiliyor insan. Ben de öyle düşündüm. 27 yaşına girdiğimde, akşamları ofiste çalışırken cildimle ilgili daha fazla şey öğrenmeye başladım. İnternetteki makaleler, cilt bakım ürünlerinin etkileri, sık duyduğumuz popüler içerikler arasında “glycolic acid” (glikolik asit) sürekli karşımdaydı. Peki ama bu glikolik asit ne kadar sürede etki eder? Hadi biraz bunun üzerine kafa yoralım. Glycolic Acid Nedir ve Cildimize Nasıl Etki Eder? Glikolik asit, AHA (Alpha Hydroxy Acid) grubunun en popüler üyelerinden biri.…
Yorum BırakBir gün odamda eski kitapları karıştırırken, “Acaba bunları atmalı mı yoksa saklamalı mı?” diye kendi kendime sordum. Hepimizin zaman zaman verdiği bu basit karar, bazı kişiler için yaşamın her anını belirleyen bir döngüye dönüşebiliyor. Merak ettim: Nesneleri biriktirme isteği ne zaman normalin ötesine geçer? İşte bu sorunun cevabı bizi istifleme bağımlılığı yani psikolojideki adıyla “hoarding disorder” olarak bilinen karmaşık davranışa götürdü. İstifleme Bağımlılığı Nedir? İstifleme bağımlılığı; kişinin sahip olduğu nesnelere gereğinden fazla değer vermesi, onları atmaya karşı yoğun kaygı yaşaması ve bu nedenle yaşam alanlarının işlevselliğinin bozulmasıyla karakterize edilen bir durumdur. Bu davranış, yalnızca “çok eşya biriktirmek”ten öte bir psikopatolojiyi…
Yorum BırakGüç, Toplumsal Düzen ve Bir Tabak: İsli Peynirin Siyasî Perspektifi Güç ilişkileri ve toplumsal düzen üzerine düşündüğümüzde, her seçim ve davranış, görünürde basit olanın ardında karmaşık siyasal dinamikler barındırır. Sabah kahvaltısında masada duran bir dilim ıslı peynirin kaç kalori olduğu sorusu, ilk bakışta yalnızca beslenme ile ilgili gibi görünse de, aslında iktidar, yurttaşlık ve toplumsal normlar bağlamında değerlendirilebilir. Bu yazıda, ıslı peynirin kalorisi üzerinden modern siyaset teorilerini ve toplumsal düzeni irdeleyerek, güç ilişkileri, kurumlar, ideolojiler ve yurttaş katılımının beslenme üzerinden nasıl şekillendiğini analiz edeceğiz. Güç ve İktidarın Sofrada Yansıması Beslenme Tercihlerinin Politik Yönü Günlük yaşamda bireylerin yiyecek seçimleri, yalnızca kişisel…
Yorum BırakKolay İşverenlik Kimleri Kapsıyor? Felsefi Bir İnceleme Bir anekdotla başlayalım: Bir çalışan, sabah işine gitmek için yola çıkar ve düşündüğü ilk şey, patronunun onu anlayıp anlamadığıdır. Etik olarak doğru davranıyor mu, bilgi olarak yeterli mi, ontolojik olarak varlığının anlamı işyerinde ne kadar tanınıyor? Bu basit sabah rutini, felsefenin üç ana dalı—etik, epistemoloji ve ontoloji—çerçevesinde, “Kolay işverenlik kimleri kapsıyor?” sorusunu düşündürmeye yetiyor. İnsanlık tarihindeki iş ilişkileri, sadece ekonomik bağlamda değil, aynı zamanda felsefi bir tartışma zemini olarak da incelenebilir. 1. Etik Perspektif: Kolay İşverenlik ve Ahlaki Yükümlülükler Etik, işverenin çalışanlarına karşı sorumluluklarını sorgulamak için en temel felsefi araçtır. Tanım: Kolay işverenlik,…
Yorum BırakIzzetul Ne Demek? Edebiyatın Işığında Bir Yolculuk Kelimeler bazen öyle bir güç taşır ki, onları bir araya getiren anlatılar, insanın ruhunu derinden sarsar ve düşündürür. “Izzetul” kelimesini ilk kez duyduğumda, kulağıma sadece bir isim gibi gelmişti; ama edebiyatın büyüsüyle karşılaştığımda, onun çok daha derin, katmanlı ve duygusal bir anlam taşıdığını fark ettim. anlatı teknikleri ve semboller aracılığıyla, bir karakterin iç dünyasında, bir metnin satır aralarında, hatta bir temanın gölgesinde Izzetul’ün neyi ifade edebileceğini keşfetmek mümkün. İzzetul’ün Edebi Kökenleri ve Sembolik Anlamları Edebiyat dünyasında isimler, karakterlerin kimliklerinden çok daha fazlasını taşır. Izzetul, Arapça kökenli olup “şeref, onur, değer” anlamlarına yakın bir…
Yorum BırakDialite Ne Demek? Farklı Yaklaşımlar ile Karşılaştırmalı Bir İnceleme Dialite kelimesi, son yıllarda sıkça duyduğumuz bir terim haline geldi. Hem mühendislik hem de sosyal bilimler alanında ilgi çeken bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Ancak, bu kelimenin anlamı ve kullanımı her iki alanda da farklı şekillerde yorumlanabiliyor. Konya’da yaşayan 26 yaşındaki bir mühendis olarak, hem analitik bakış açım hem de insani duygusal yaklaşımım arasındaki dengeyi koruyarak, Dialite’in ne demek olduğuna dair farklı perspektifleri inceleyeceğim. İçimdeki mühendis ve içimdeki insan arasında bir tür iç konuşma yaparak bu yazıyı oluşturacağım. Hadi gelin, Dialite’in derinliklerine inmeye başlayalım. — Dialite Kelimesinin Temel Anlamı İçimdeki mühendis…
Yorum BırakB1 Seviye Fransızca Ne Anlama Gelir? Hayatımda B1 Seviyesi Çocukluktan Bir Dil Hikayesi Ankara’nın soğuk kış akşamlarında, evde annemle babamın arasında, evdeki eski kitaplarla çevrelenmiş bir ortamda büyüdüm. Dil, her zaman bir araç olmaktan çok daha fazlasıydı. Çünkü anne-babam bana en başından, bir dilin insanı tanımanın ve anlamanın en güçlü yollarından biri olduğunu öğretmişlerdi. Ama her şeyin temeli Türkçe olmasına rağmen, Fransızca’yı küçük yaşlardan itibaren öğrenmeye başlamıştım. Tabii o zamanlar bu çok da ciddiye alınacak bir şey değildi, ancak dil merakımın ilk tohumları işte o zaman atılmıştı. B1 seviyesinde Fransızca öğrenmeye başladığımda, biraz garip bir şekilde hissettim. Bu seviye, artık…
Yorum BırakAnlık Olarak Göz Atmak Nedir? Hayatın Hızla Geçen Anlarına Dair Mizahi Bir Bakış Birçoğumuz sabah uyanıp, gözlerimizi açar açmaz telefonumuza bakma alışkanlığını edinmişizdir. Yani, “göz atmak” dediğimiz şey bu olsa gerek: Bir anda hayatımıza, olaylara, insanlara, sosyal medyaya, her şeye göz atmak. Ama bu göz atmanın ne kadar derinlemesine olduğunu sormak gerek. Hani, bazı şeylere göz atarsınız da, bakarken aklınız başka yerlere gider, gözlerinizdeki “merak” ifadesi kaybolur, bir anda sadece zaman kaybetmeye başlarsınız. İzmir’de yaşayan, 25 yaşında bir genç yetişkin olarak (belki de sadece İzmirli olmakla kalmayıp, her şey hakkında azıcık fazla düşünen bir insan olarak) ben de göz atmanın…
Yorum Bırak3 Fazlı Nedir? Mühendislik ve İnsan Bakış Açısıyla Karşılaştırmalı Bir İnceleme İstanbul’da bir mühendis olarak çalışmaya başlamadan önce, Konya’daki köyde büyüdüğümde elektrik ile ilgili hiçbir derdim yoktu. Her şey basitti: evdeki lambalar yanar, TV çalışır, bir şey olursa elektrikçi gelir, sorunu çözerdi. Ancak mühendislik dünyasına adım attığımda, her şeyin ne kadar karmaşık olduğunu fark ettim. “3 fazlı nedir?” sorusu da bu karmaşıklığın içinde yer alıyor. Bu yazıda, “3 fazlı nedir?” sorusunu hem mühendislik perspektifiyle hem de duygusal, insani bakış açısıyla inceleyeceğiz. Çünkü bazen bir mühendis için fiziksel gerçeklik, bir insan için ise insani ihtiyaçlardan daha önce gelir. Ama bu yazıda,…
Yorum Bırak